Menü

BU ÜLKENİN POLİSİNE HERZAMAN GÜVENİLİR

26 Ocak 2012 - MAKALELERİM
BU ÜLKENİN POLİSİNE HERZAMAN GÜVENİLİR

1 Mayıs tüm yurtta bayram havasında kutlandı. Ankara ve Elmadağ’daki provakatör girişimlerin dışında birlik, beraberlik ve kardeşlik teması sergilendi. Korkulanın aksine bu ülkede hâlâ sağduyunun galip olduğunu art niyetli, ülkeyi bölmek isteyen birtakım kişilerin oyunlarına gelinmediğinin göstergesİ oldu

Taksim Meydanı. İstanbul’da tam 38.500 polis görev başındaydı. Öyle güzel organize olmuşlardı ki kendi varlıklarını hissettirmeden güvenliği tam anlamıyla sağlamışlardı. Sayın Hüseyin Çapkın”ın başarısını takdirle karşılıyorum.

Elmadağdaki polis kontrol yerindeki bir grup, kendilerini aramak isteyen polislere saldırmış, olay çıkartıp karışıklık yaratmak için uğraşmışlardır. Hatta bir polis, göstericilerin saldırısında yere yuvarlanmasına rağmen, sağduyusunu bozmaması bu grubun oyunlarını bozmuştur. Bu ülkede devletin polisine her zaman güvenilir kardeşim. Yeter ki biz gerçekten barış içinde yaşamak isteyelim. Olay yaratmak isteyen grup zaten oraya kafalarında bu fikirle gelmiştir. Tek tip kıyafetlerle dikkat çekmek ve huzuru bozmak niyetiyle gelmiş olmasını anlamamak için saf olmak gerek

Ben tüm yurtta 1 Mayıs için görev yapan Emniyet Mensubu arkadaşları gönülden kutluyorum. Sağduyunun hâkim olması için özverili bir şekilde çalışmışlardır. Ağır çalışma şartlarına rağmen sükûneti korumaları,bir takım medya grubunun işine gelmemiş olsa da onlar ,görevlerini alınlarının akıyla yerine getirmiş olmalarının verdiği huzurla , güvenliğin simgesi olmaya devam edeceklerdir. Yalnız anlamadığım nokta şu ki bu medya grubu, öğrencilerin, bazı grupların polisle çatışmasında polisi orantısız güç kullandı diye haber yapıp onları kötüleyerek, halkın beyninde ,güvenlik güçlerine karşı olumsuz bir tablo sergilediklerini hepimiz zaman zaman izlemişizdir. Ne hikmetse bu medyacı arkadaşlar bu seferki güzel tabloyu, polisin başarısını es geçmişlerdir. Sırf bunu fark ettiğimden dolayı bu yazımı tüm Emniyet Mensubunda görev yapan polis arkadaşlara ithafen yazıyorum. Güzel yapılan her işi takdir etmek bizim vatandaşlık görevimizdir. Çünkü geçmiş yıllardaki kanlı 1 Mayısların acısını tüm millet olarak zaten yaşadık.1 Mayıs 1996 yılında göstericiler tarafından komalık oluncaya kadar dövülen bir sivil polisin, içimi acıtan halini hâlâ unutamam.

Ankara da karşıt iki grup öğrencinin birbirlerini hunharca saldırmasına da bir anlam veremiyorum. İki grup da üniversite öğrencilerinden oluşuyor.Suçlu onlar mı peki.. Hayır, onların beyinlerini ülkeyi bölmek için yıkayan ve onları maşa olarak kullanan bazı çıkar grubları. Buradan da akıllara şöyle bir soru geliyor, bu gençleri aileleri okuyup bu vatana hizmet eden birer fert olmaları için üniversitelere gönderirken kim ya da kimler bu gençlerin beyinlerini yıkayarak kardeşi kardeşe vurdurtuyor. Devletin güvenlik güçlerine taşla, sopayla karşı koyduruyor. Polisi, askeri düşman belletiyor. Sağ-sol çatışması günümüzde farklı bir senaryo ile sergileniyor. Mecliste bulunan bir partinin, milleti temsil yetkisi verilen bir milletvekilinin bir komisere tokat atması, güvenlik güçlerine hakaret bazında sözler söylemesi , halkı, küçük yaştaki çocukları güvenlik kuvvetleriyle karşı karşıya getirmesi, sergilenmekte olan oyunun farklı bir versiyonundan başka bir şey değildir.

Yazımın başlarında belirttiğim gibi bu ülkenin Güvenlik güçlerine her zaman güvenilir. Yeter ki siz barış içinde yaşamayı gerçekten isteyin İnanın onlar da size çiçek atarak karşılık vereceklerdir.

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*