Menü

CENNETİN ANAHTARLARI

26 Ocak 2012 - MAKALELERİM
CENNETİN ANAHTARLARI

Eğer hâlâ sizinle beraberse bir kez de benim için sarılın ona

8 Mayıs Pazar günü birçok ülkede anneler günü olarak kutlanacak

Radyo ve televizyon reklâmlarında, mağazalarda bugüne özel tanıtımları ve kampanyaları haftalar öncesinden görmeye başladık.

Anne Jarvis, 1905 yılında annesini kaybedince yapayalnız kalmış, Anne şefkatinin yerini hiçbir şeyin tutamayacağını anladığı için bu sevgiyi ölümsüzleştirmiştir. Onun özverili çalışmaları, bugün çoğu ülkede Mayıs ayının ikinci pazarını anneler günü olarak kutlanmasını sağlamıştır.

1920 yıllarında ise anneler günü asıl amacından çıkmış, hediye alıp verme çılgınlığına dönüşerek bir bakıma ticarileştirilmişti. Anne Jarvis, tüm mal varlığını bu şirketlere karşı davalar açmak için kullanmışsa da bir sonuç elde edememişti.

Bazen düşünüyorum da acaba işlerin bu noktaya geleceğini bilseydi böyle bir günün olması için mücadele eder miydi ?

Ülkemizde de 1955 yılından itibaren kutlanmaya başlayan anneler günü, tüm ülkelerde olduğu

Gibi bizim ülkemizde de ticarileştirilerek büyük bir Pazar piyasası oluşturulmaktadır.

Tek bir günde , yılın 364 günün kefaretini ödemek için yarışır tüm çocuklar.Annelerini ne kadar sevdiklerini dile getirirler.Çünkü diğer günlerde bu sevgilerini ifade edecek vakitleri yoktur.İş toplantıları,seminerler,kariyer elde etmek için daha çok daha çok çalışmak ….

Ne kadar garip değil mi?

Bir anne bütün evlatlarını doğurmaya, besleyip büyütmeye, sevgi ve şefkat göstermeye o kadar işin arasında vakit bulup yapabiliyor ama bir evlat tek bir annesine ayıracak vakti bulamıyor.

Bir telaştır gidiyor.Huzur evlerindeki , düşkünler yurdundaki anneleri gördükçe ben kendi insanlığımdan utanıyorum.Özellikle evlatları olup da oraya yerleşenlerin hikâyeleri beni çok üzüyor.Kimisinin gelini istemiyor,kimisinin kocası ..bunların en kötüsü de utandıkları için bir annesinin olduğunu hatırlamak istemeyenler .İçler acısı bir tablo.

Onlara olan sevginizi, ilginizi ne zaman göstereceksiniz acaba?

Behçet Necatigil ‘in şu şiiri anlatmaya yeter her şeyi:

Sevgileri yarınlara bıraktınız

Çekingen, tutuk, saygılı.

Bütün yakınlarınız

Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden

(Siz böyle olsun istemezdiniz.)

Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

Kalbinizi dolduran duygular

Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,

Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.

Yılların telaşlarda bu kadar çabuk

Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde

Açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız.

Vermeye az buldunuz

Yahut vakit olmadı.

Sanırım her şeyi yarınlara bırakmaktan çok hoşlanıyoruz. Peki ya yarın çok geç olursa!

Bundan dokuz sene önceydi. Şark hizmeti için Van’ın Erciş ilçesinde ikamet ediyorduk Ailem Denizli’de biz Erciş ‘de gurbetin verdiği ıstırapla mecburi hizmetimizi tamamlamaya çalışıyorduk. Her gün annemi ve babamı arar, seslerini duyarak içimi rahatlatırdım.30 Mart 2002 sabahı yine aradım. Hafta sonu benim yanım geleceklerdi. Planlar yaptık. Yolculuğun uzunluğundan bahsettik. Annem : “Burnumda tütüyorsunuz hepiniz “ dedi. İçim bir tuhaf oldu ama belli etmedim. Çünkü benim en küçük ses tonumun değişikliğini bile fark eder, telaşlanırdı.

“Ben de çok özledim sizi” dedim. “Ama haftaya kavuşacağız üzülme “diye de teselli ettim kendimce.

Aynı günün akşamı saat beş civarıydı, Acı acı çalan telefondan gelen haber, benim tüm dünyamı yıktı. Artık annemi hiç göremeyecek, ona sarılamayacak bir daha telefonda konuşup sesini duyamayacaktım.

Ben bir hafta sonrasının planlarını yaparken, birkaç saat sonrasında kalp krizinden öleceğini nasıl bilebilirdim ki.

En son hali hep gözlerimin önünde. Otogarda bana sıkı sıkı sarılmış, öyle bir koklamıştı ki gözyaşlarımı tutamamıştım.”Kim bilir belki bu sana son sarılışım olabilir “ dediğinde ise hıçkırıklara boğulmuştum. Evet, o bizim son sarılışımız oldu.

Benim için anneler gününün hiçbir önemi yok. Çünkü benim için her gün annemin günü. Onu anmadığım, dua etmediğim tek bir günüm yok.

Hepimizin tek bir annesi var.

Eğer yaşıyorsa, yanı başınızdaysa Pazar gününü beklemeyin hemen sarılın ve onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin.

Pazar günü sevginizi söylemekte çok geç kalmış olabilirsiniz.

Onlar cennetin anahtarlarıdır. Anahtarı olmayan kapılar zor açılır.

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*