Menü

BEYİNLERE TAKILI KELEPÇE

27 Ocak 2012 - MAKALELERİM
BEYİNLERE TAKILI KELEPÇE

 

Klasik anlamda önyargı; herhangi bir konuda taraf tutma biçimidir. Benim gözümle ise, insanların beyinlerine taktığı fikir kelepçesidir ki, kimileri bu kelepçelerin kilidini açmamak için anahtarlarını bilerek kaybederler. Toplumda kanayan bir yaradır. Çünkü nice değerli insanlar, önyargıların kurbanı olurlar.

Peki, önyargı kötü müdür?

Önyargı tabii bir olgudur. Kişiler, aldıkları eğitim, aile ve bulunduğu çevre itibariyle bazı önyargılar edinir. Karşısına çıkan kişi ya da olayları bu önyargı bilinciyle hükmeder. Ama burada önemli konu ön yargıda bulunduğumuz kişi ve durum hakkında yeterli bilgi sahibi miyiz değil miyiz? Bunun bilincine varmak gerekir. Aksi takdirde düşüncelerimiz ve söylemlerimiz, suizan ve iftiraya gider ki bu da çok tehlikelidir.

İnsanların, dini inanç ve ırklar üstüne kurulu önyargıları ağır basmaktadır. Özellikle ırkları konuşurken, hemen gözümüzde bir tablo canlanır ve bu tabloya göre o ırkın hepsini de aynı gözle görmeye başlarız. Son zamanlarda yaşanan olaylar da bu konunun ispatıdır.13 askerimizin şehit olmasının ardından Kürt kökenli vatandaşlar, bazı kesimler tarafından dışlanmaya başlamıştır. Çünkü onların gözünde tüm Kürt kökenli insanlar PKK lıdır ya da bu örgütün yandaşlığını yapmaktadır. Hâlbuki beşparmağın beşi de aynı değildir. Bazı Kürt kökenli kişilerin yaptığı caniliği bütün bir ırka mal etmek, kör bir zihniyetin esiri olmaktır.(Ayrıca PKK sadece Kürt kökenli kişilerden de oluşmamaktadır.)

Dini inançlar konusu da ayrı bir yaradır. Ülkemizde bu konu ile ilgili de birçok zihniyet önyargılı davranmaktadır. Özellikle kılık kıyafet konusunda yapılan mahalle baskıları, ön yargının ıslak mühürleridir. Kişiler inandığı gibi giyinip yaşadığı için, yobaz, örümcek kafalı hatta sıkma baş gibi nahoş kelimelere maruz kalmaktadırlar. Sırf inancı gereği başını örten bir kişinin, herhangi bir partinin neferleri gibi gösterilmelerini de karşıyım. Kılık kıyafeti modernlik sembolü olarak gören bir zihniyet, bir adım dahi ileri gidemez. Çünkü modernliğin sembolü, başlardaki örtünün olup olmaması değil. O başların içinde beyin olup olmaması ile alakalıdır. Özgürlükleri savunuyorsak, özgürlükleri kısıtlamadan savunmalıyız.

Ön yargıların en çok yaşandığı sosyal paylaşım sitelerinde de bu at gözlüklü zihniyetlere çok rastlamaktayız. Tek bir yazılı cümleden nice fişlemeler yapılmakta, kişiler hakaretlere maruz kalmaktadırlar. Yanlışa yanlış, doğruya doğru derken bile saygılı olmayı beceremeyen gruplar var aramızda maalesef.

Ön yargılardan kurtulmak kolay mıdır?

Kişi kolay kolay ön yargılarından kurtulamaz ama hoşgörülü olabilir. Düşünceye saygı gösterebilir. En azından farklı görüşleri araştırıp irdeleyebilir. Empati kurabilir. Kişiler hakkında yorum yaparken yüzeysel değil de özüne bakarak fikir sahibi olunabilir. Bu yapıldığı zaman toplum gelişir, birlik ve beraberlik ruhu yeniden canlanır. Ortak noktalar bulunup çözümler üretilebilir.

Beyinlere takılı pas tutmuş kelepçeleri çıkarma zamanı gelmedi mi sizce? Daha ne bekliyorsunuz?

Tüm önyargılarımızdan kurtulmuş kişiler olmamız dileğiyle sevgiyle kalın dostlar.

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*