Menü

TERÖRLE MÜCADELEDE UÇUK KAÇIK FİKİRLER

27 Ocak 2012 - MAKALELERİM
TERÖRLE MÜCADELEDE UÇUK KAÇIK FİKİRLER

 

Terör, Ülkemizin 30 senedir kanayan yarası. Son günlerde yaşanan olaylar acımızı daha da artırdı. Üstelik bir sürü şaibeyi de beraberinde getirdi Silvan olayı. Bu konu üzerinde yazıldı-çizildi, açık oturumlar yapıldı, çözümler üretildi.

Şu son günlerde de Özel Harekâtın terörle mücadelede aktif hale getirilmesi gündemde. Bundan daha 2 ay öncesinde, Terör Nasıl Biter isimli yazımda, özel harekât yeniden canlandırılmalı demiştim. Bazı kesim tarafından kan dökmeyi seven biri olarak gösterildim. Bu gün ise esas kan dökülmesinden hoşlanan kimler olduğunu Silvan olayı bize gösterdi. Arkasında bir sürü şaibeyi de beraberinde getirdi Silvan olayı.

Özel Harekâtın aktif hale getirilmesine karşı çıkan gruplar, ordunun güven kaybına sebep olunduğunu savunuyorlar. Halkın içinden, sade bir vatandaş olarak bu kişilere şunları söylemek istiyorum. Biz orduyu Peygamber ocağı olarak tanıdık. Türk Ordusu nice zaferlere imzasını atı. Tarihe destan yazdırdı bu ordu. Bu halk Ordusuna da, emniyet güçlerini de sonuna kadar güvenir yeter ki, içindeki sızıntıya sebep olan çatlaklar giderilsin. Bu şuna benzer, Fueloil yüklü bir depo var. İçindeki fueloil ile insanlara hizmet verilecek. İyi korunuyor. Onun için de bir tehlike yok. Ancak depodaki küçük bir çatlaktan sızan bu madde, bir kıvılcım ile alev alır ve büyük felaketlere sebep olur. Onun için sık sık kontrolünün yapılması çatlağa sebep olacak her türlü şeyin ortadan kaldırılması gerekir.

Her kurumun içinde, bulunduğu makam ve mevkii kötü kullanan kişiler vardır. Bu, kurumun tamamını lekelemez. Yeniden düzenlenir, tadilatları yapılır eskisinde sağlam olur. Sızıntı yoksa tehlike de yoktur.

Terörle mücadelede uzman kişilerin görev almasından daha doğal ne vardır. Özel Harekât ve profesyonel ordu ile bitirilmeyecek hiçbir olay yoktur.

Etrafınızda askerden yeni gelmiş, özellikle askerliğini doğudaki dağ karakollarında yapmış gençler var ise onlarla bir konuşun lütfen, size anlattıklarını duyunca kanınız donacak belki. Benim bu gençlerle konuşma fırsatım oldu ve neden bu kadar askerimiz şehit oluyor cevabını bulmak hiç de zor olmadı. Bu çocuklar, baba ocaklarından buralara geliyorlar. İçlerinde ömründe hiç silah tutmamış olanlar var Ellerindeki silahların bir kısmı paslanmış, bir kısmı çalışmıyor. Atış talimi sırf talim yapılmış olsun diye yapılıyor. Nereye attıkları, nişanladıkları önemli değil. Her fırsatta “Nefes” isimli filmi seyrettirerek doping yapmaları sağlanıyor.(Laf aramızda ben de o filmi seyredince, orduya katılıp bütün teröristleri öldürmeyi düşündüm ) O güne kadar hiç öyle zor arazi şartlarında mücadele etmemişler, araziyi bilmiyorlar, Ya şehit olacak, ya da Allah yardım ederse sağ salim karakollarına dönecekler. Burada anlattıklarım daha binde biri bile değil. Şimdi siz bu tecrübesiz gençleri, bu şartlarla dağda terörle mücadele ettirin ve sonra da kaçınılmaz sonuç için ahlayın vahlayın, Vatan Millet Sakarya deyin.

Ağır bir tabir olacak ama PKK lılar askerlerimizde atış talimi yapıyorlar. PKK da Özel Harekâtı istemiyor, çünkü onlardan korkuyorlar. Özel Harekât donanımlı, bunun yanında profesyonel bir ordu olursa, işleri hepten zor. Bunun olmaması için var güçleri ile uğraşıyorlar.

Bir de şu konu gündemde, Özel Harekât hangi kuruma bağlanacak? Kimisi askeriye diyor, kimisi sivil toplum kuruluşları. Ben ise hiç biri diyorum. Zaten Polis Özel harekât Emniyete bağlı birim. Bunda bir sorun yok. Yalnız biz halk olarak ne istiyoruz? Terörle mücadelede şeffaflık. Terörle mücadele edecek birimlerin amaçları dışında başka faaliyetlere yönelmemelerini istiyoruz. İşte tam bu noktada bu terörle mücadele edecek timi ve profesyonel orduyu denetleyecek, operasyonlarını takip edebilecek bir birim oluşturulmalı. Bu noktada herkes elini taşın altına koyacak. Bu birimde; askeriyeden, emniyetten, yargıdan, sivil toplum kuruluşlarından ve gazetecilerden, seçkin, işinde uzman ve bilgili kişilerden oluşan bir kurul görev alacak. Her kesimden kişilerin izlenimi ile şeffaflık sağlanacak. Bu kurul sayesinde halk bilgilendirilecek. İşte size şeffaflık. Bu kurul sadece terörle mücadele edenleri denetlemeyecek, sivil toplum kuruluşları sayesinde, oradaki halkı eğitecek, İş imkânlarını genişletecek, Üretimi arttıracak ve yeni üretimler oluşturacak kurslar açacaklar. Maddi imkânsızlıklardan dolayı Okuyamayan çocuklara burs imkânları verilip okutulmasını sağlayacaklar. Eğitim ve iş imkânlarının artması sebebiyle dağa çıkmalar engellenecek. Her iki cephe de kontrol altına alınırsa bu terör biter mi, bitmez mi? Ne dersiniz?

Çok mu uçuk bir fikir geldi sizlere, olabilir ama imkânsız değil. Hoş bu ülkede terörle rant elde etmeyi seven gruplarda var. Onlar bu fikirden hiç hoşnut olmayacaklardır. Tek memnun olacakları nokta, ünlü medyanın kalemi olmadığım için, kimsenin de dikkate almayacağı konusudur.( Kim bilir gün olur devran döner birileri de bizi dinler)

Halkın içinden, olaylara duyarsız kalmak istemeyen sade bir vatandaşım. Fikrim ister uçuk olsun, ister kaçık, ben sadece düşüncelerimi yazar, okumak isteyenlere sunarım.

Tek arzum terör nasıl bitti diye bir yazı yazabilmek. İnsan umut ettiği müdettçe yaşarmış. Kim bilir belki bir gün o da olur.

Saygı ve sevgiyle kalın dostlar.

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*