Menü

ÇOCUKLARIMIZDAN BOŞANAMAYIZ

5 Şubat 2012 - MAKALELERİM
ÇOCUKLARIMIZDAN BOŞANAMAYIZ

İnsan, anne karnından ölümüne kadar olan geçirdiği değişimler ile muhteşem bir mucizedir. Yüce Allah’ın(c.c) sonsuz kudretinin yansımasıdır. Bu sebepledir ki evlatlarımız, bize bahşedilen güzel bir hediyedir. Mutlu bir yuvanın taze meyvesidir. Onun her gülüşünde yüreğinizde güller açar. Sevginizle beslenir. Huzurlu ve mutlu bir aile ortamında büyüyen her çocuk, örnek bireyler arasında gösterilmeye adaydır. Sizin ona gönderdiğiniz her sinyal, onun hareket ve davranışlarını yönlendiren, görünmeyen bir kumandadır. Onun için evlat sahibi olan ve ya olmaya aday her anne ve baba öncelikle bir birey yetiştirme sorumluluğuna hazır olmalıdırlar.

Maalesef gençlerimizin birçoğu evliliği basit bir birliktelik olarak düşünüyorlar. Kibrit çöpü gibi basit düşünülüp kurulan evlilikler, küçük bir rüzgâr ile dağılmaya da mahkûmdurlar. .

Çürük maya ile yoğrulan her hamurun tadı kötü ve mide bulandırıcıdır.

Bazen de hamuru biz kendi ellerimizle çürütmeye başlarız. Mutlu başlayan evliliklerle hayata gözlerini açan evlatlarımız, ileriki yaşlarında aynı huzuru, sevgi ortamını bulamayabilirler. Bunun için de biten evliliklerde en büyük yarayı çocuklarımız alır.

Rabbimiz’in en sevmediği caizlerden biri olan boşanma işlemi gerçekleşirken, Arşı Âlânın titrediğini okumuştum. Düşündüğümde de ne kadar doğru dedim. Kalpler kırılıyor, yürekler ağlıyor. Hele bir de masum melek yüreklerin ağladığını düşünür isek, titremenin şiddetini siz düşünün.

Ayrılık sürecine giren eşlerin birçoğu, bizlik makamından benlik makamına terfi ediyorlar. Bu evliliğin meyvesi olan çocuklar ise derin bir boşluğa sürükleniyor. Bu durumu kolay kabullenemeyip bundan utanıyor ve bu utancını bastırmak için ya hırçınlaşıyor ya da içine kapanıyor. Boşanma eylemi gerçekleştikten sonra çiftlerin unutmaması gereken en önemli nokta çocuklarından da boşanmadıklarıdır. Ayrılığı yaşayan anne ya da baba ölünceye kadar çocuklarının her türlü ihtiyaçlarından sorumludur. Sevgi ve ilgi eksikliği yaşayan çocuk bir süre sonra farklı arayışlara girecek ve bu boşluğu dolduracak bağımlılıklar yaşamaya başlayacaktır.

Biten evliliklerinin suçunu tek bir tarafa yükleyerek sorumluluklardan kurtulmak ise, yapılacak en büyük hatalardan biridir. Eşlerin, boşanmanın suçlusu olarak birbirlerini gösterip, çocukların beyinlerinde, anne ya da babaya karşı duyulması istenen kin ve nefret tohumlarının serpilmesine neden olacak söz ve davranışlardan kaçınmalıdırlar.

Çocuk, anne ve babanın ayrılışını daha içine sindirememişken, bu ayrılığın sorumlusunun kim olduğunu ilan etmesini beklemek cehaletin en büyük göstergesidir. Boşanan çiftler birbirlerine düşman gözüyle baktıkları sürece, çocuklar iki ateş arasında kalacaktır. Sonunda ise bir tarafın kurşunuyla yaralanacak, ömrü boyunca bu yaranın ıstırabıyla yaşayacaktır. Ebeveynler bu konuda çok dikkatli olmalıdırlar. Henüz küçük yaşlarda beyinlere işlenecek kin ve nefret duyguları, ileriki yaşlarda dönülmez hataların kılavuzu olacaktır.

(1)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*