Menü

POLİS İLE HALK ARASINDAKİ İLİŞKİLER (2)

6 Mart 2012 - MAKALELERİM
POLİS İLE HALK ARASINDAKİ İLİŞKİLER (2)

 

İkili ilişkilerde güven en başta gelir. Bunun içindir ki, vatandaşın öncelikli problemi polise karşı duyduğu güvensizliktir. Bu güvensizliğin sebeplerinin başını medya çekmektedir.

Medyada, haber bültenlerinde polisin şiddet içerikli davranışlarının gösterilmesi ya da şöyle demek daha doğru olur cımbızla özellikle çekilerek bu görüntülerin halka yansıtılması sonucu, sivil vatandaşın düşünceleri farklı yönlere sevk edilmektedir.

Bir olayın başı, ortası ve sonucu vardır. Bir olayı incelerken tablonun bütününe bakmak her zaman doğru kararlar vermemizi sağlar.

İzinsiz yapılan bir gösteride olayın başında yapılan uyarılar, grubun dağılmasına yönelik ikazların sonucunda gerçekleşenler, çoğunlukla grupların karşı müdahaleleri ile farklı bir boyuta taşınıyor. Polise taşlı sopalı saldırılar nedense medya tarafından kesiliyor, önceki ikazlar yansıtılmıyor. Olayın son aşamasında gerçekleşen olaylar halka yansıtılıyor sadece. Bu da, halkın objektif bakış açısını perdeleyen bir sonuç meydana getiriyor.

Öncelikle teşkilat içinde bir düzen getirilmelidir. Bir polis aynı zamanda bir babadır bir annedir. Bununla beraber bir eştir. Sever ve sevilir. Çünkü o da bir insandır ve diğer insanlardan tek farkı, işi hep kötü niyetli kişilerle mücadele etmektir. Bunun halka bu şekilde yansıyabilmesi için de Polisin çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerekir.

Bir insanın, normal verimli çalışma saati hem fiziksel olarak hem de ruhsal olarak ortalama 8 saattir. Sekiz saatin sonunda kişinin verimi ve buna bağlı olarak da hizmet kalitesi düşer. Fazla mesailer bile iki saatten fazla olmamalıdır ki, verim sağlanabilsin.

Polislerin çalışma saatlerine baktığımızda 12 saatlik bir zaman dilimi söz konusu ve bu 12 saatin üstüne de süresi belli olmayan ek görevler ilave edilmektedir. Bunlar içinse ek bir ödeme yapılmamaktadır.

Meslek olarak stresli bir göreve sahip olan polisler, çalışma şartlarının ağırlığı sebebiyle hizmet kalitesindeki düşüşlerin meydan gelmesi de kaçınılmazdır.

Bir polisin 12/24 çalışma şeklinin yapılan araştırmalar sonucunda, ruhsal bir tahribata sebep olduğu ve fiziksel metabolizmanın bozulduğu ortaya çıkmış, sosyal yaşamında da olumsuz etkiler meydana getirdiği görülmüştür. İntihar olayların başında gelen mesleklerden birinin de polislik olduğu da bu araştırmaların sonucunda ulaşılmıştır. Bunun için bu şartlar düzeltilmeden verimli bir hizmet beklemek oldukça güçtür.

Polisin toplumsal suçlarda belki de yaralanacağı ilk kaynak vatandaştır. Onun için vatandaşla iş birliği içinde olması, suçlulara daha kolay ulaşılması yönünden faydalıdır.

Çocukların ve gençlerin polisi daha iyi tanıyabilmeleri için de birebir seminerler, toplantılar düzenleyerek akıllara takılan soruların cevaplanması iletişimin sağlanması açısından da önemlidir.

Polis (bazıları) her vatandaşı potansiyel bir suçlu olarak görmekte, bunun sonucunda da davranış bozuklukları meydana gelmektedir. Bir polis öncelikle vatandaşa karşı yaklaşımında nazik olmak zorundadır. Çünkü taşıdıkları üniforma tüm teşkilatı simgelemekte, yaptıkları her yanlış kişiye değil, kuruma zarar vermektedir.

Polisin eğitimi arttırılmalıdır. Belki birçok polis adayımız bana kızacak ancak sınavlarda stres oranını test edecek uygulamalar getirilmelidir. Emniyet Teşkilatı, ülkenin en önemli kurumlarından biridir. Bu kurumda görev yapacak kişiler de her türlü sınavdan başarıyla geçmelidir. Psikolojik testte bunlardan biri olmalıdır.

Sonuç olarak etrafımızda gördüğümüz her polis, bir babadır. Bir annedir. O sert görünüşlü üniformanın altında bulunan kişi seviyordur, seviliyordur. Özlemle bekleyen ailesi vardır. Bu kadar yükün ve sorumluluğun altında insan olarak kalma mücadelesi veren bir kişidir polis. Vatandaş olarak ön yargılarımızdan kurtulup biraz da bu açıdan bakarsak olaya, biraz empati yapabilirsek şayet ikili ilişkiler daha anlamlı olacaktır.

www.polis.web.tr

(1)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*