Menü

BAYRAMLARI KAN İLE GÖLGELEMEK

22 Mart 2012 - MAKALELERİM
BAYRAMLARI KAN İLE GÖLGELEMEK

Bir bayramın kan gölüne çevrilişini dehşetle izliyorum. Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. Günler öncesinden tarihi belirlenen Nevruzun bazı odaklar tarafından kışkırtılarak erken tarihe alınması ve sonucunda da üzücü olayların yaşanması beni ve içinde biraz olsun insanlık kalmış tüm vatandaşları kedere boğdu.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Cudi dağında şehit düşen polislerimizin arkasından bayram yapanlar var maalesef. Onlar şahadet mertebesine ulaşırken, gözü dönmüş canilerin eylemlerini sürdürmeleri olayları büyütmeleri amaçlarının bayram kutlaması olmadığının açık bir göstergesi değil midir?

Niyetler başka, oynanan oyunlar ise çok başka. Bu nasıl bir bayram anlayışıdır. Bu nasıl bir kışkırtmadır. Sokaklara kan gölüne dönüştürülmesine sebep olanlar, bu eylemlerde şehit edilen polislerimizin katilleridirler.

Yürekleri ağlayabilenler, bunların provokasyon olduğunu da iyi biliyorlar.

Korku dağları sarınca, saldırganlaşan bir örgütün çoluk çocuk demeden dağa adam toplamasını da şahit oluyoruz.

Daha geçen gün 4 çocuk, örgüt tarafından ikna edilip dağ kadrosuna katılmak için yola çıkmışlar ve ailelerinin ihbarı üzere polisler tarafından ailelerine teslim edilmişlerdi.

Örgütten kaçan itirafçıların yaşadıklarından ders almayan bazı aileler bu PKK ya hâlâ destek vermeleri, çocuklarının ölümü pahasına bile olsa hayranlık duymaları kendi haklarını savundukları iddiasında bulunmaları, bakan gözlerin gerçekleri göremediğinin apaçık göstergesidir.

Bir çocuğu küçük yaşından itibaren polis ve askere düşman yetiştirmeleri, eylemlerin ön sıralarında çocukları kullanmaları, kendilerinin yanmamaları için çocukları öne sürmelerini görmeyen gözlerin oluşu, örgütü daha da güçlü hale getiriyor.

Her fırsatı kanlı planlarına dâhil ederek değerlendirenler, Nevruzu fırsat bilip daha aylar öncesinden kanlı eylemlerin planlarını kurmuşlardır. Son günlerde yapılan operasyonlarda bulunan patlayıcı maddeler de bunun açık bir delili değil midir?

Bütün bu eylemler hükümetin erken nevruz kutlamalarına izin verilmediğinden kaynaklandı diyenlere, ele geçirilen patlayıcı ve dokümanların aslında düzenli işleyen bir planın parçaları değil miydi diye sormak istiyorum. Diğer bir konu da amaç gerçekten bayram yapmak ise, tarihin 21 Mart olmasının ne sakıncası vardı?

Aklı başında her insan bilir ki bunların hepsi bahane. Yazımın başında da belirttiğim gibi amaç üzüm yemek değil amaç bağcıyı dövmek.

Türkiye Cumhuriyeti, bir avuç çapulcuya teslim edilecek kadar kolay kurulmadı. Bu ülkenin toprağının her bir karesinde şehitlerimizin kanı var. Bizim Ay Yıldızlı Bayrağımız da rengini dökülen kanların renginden almıştır. Kanların üzerine yansıyan ay ve yıldız. Askerlerimizin ruhlarının yıldızlanması yani şehitlik mertebesiyle farklı bir boyuta taşınmasıdır.

Umudumuz ve dualarımız ülkemizin huzuru ve mutluluğu içindir.

Tüm şehitlerimize Allah ‘dan Rahmet, acılı ailelerine sabırlar ihsan eylemesini canı yürekten dilerim.

(2)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*