Menü

TİMSAH GÖZYAŞLARININ ALTINDAKİ TEBESSÜM

23 Mart 2012 - MAKALELERİM
TİMSAH GÖZYAŞLARININ ALTINDAKİ TEBESSÜM

Korku dağları sarmış, dağdaki yılanlar kaçacak kovuk araken, sehirdeki uzantıları da eylemlerinden geri kalmıyorlar.

Altı kahraman şehitimiz var, bir insan olarak haberlerini izlediğim her an gözyaşlarına boğuluyorum. Çünkü çok şükür ki insanım. Çok şükür ki, ağlamayı becerebiliyorum. Çok şükür ki kalbimde hâlâ biraz merhamet ve vatan sevgisi kalmış.

Gizli Faşist düşüncelerinin altında timsah gözyaşı dökenlere inat illaki de vatanım benim diyorum.

İlla da Polisim, askerim diyorum. Türkiye Cumhuriyet’inin her bir neferine dualarımı gönderiyorum. Hangi dilden, dinden ırktan olması önemli değil kardeşçe yaşamaya becerebilen tüm vatandaşlar benim vatanımın bir bireyidir diyorum.

Dost görünenlerin kalplerindeki gizli isteklerinin de bu ülkenin topraklarında hak sahibi olma arzularının yattığını da hayretle görür hale geldim.

Bir polisi, askeri gözden düşürmek için ortaya attıkları ilanlar ve haberler ile sözüm ona polis ve asker düşmanlığı gütmeleri, kafalarındaki gizli düşmanlığın göstergesi değildir de nedir ?

Uludere Olayında kardeşlik serenatları atanlar, bugün şehit polis ve askerlerimiz için kaç cümle yazdılar. Samimi olunuz.

Ancak korkaklar, kadın ve çocukların arkalarına saklanırlar. Nevruz da kadın ve çocukları öne sürenlerin tek düşüncesi de polis ile halkı karşı karşıya getirmek , güya polisi, kadın çocuk katili olarak göstermekti olmadı. Planları suya düşenlerin öfkesi polise pusuya düşürerek oldu.

Pazar günü Nevruz kutlanaydı ne vardı diyen ünlüsünden sade vatandaşına soruyorum. Sizin orada gördüğünüz nasıl bir kutlama acaba. Adamlar vatandaşın malına zarar veriyor, otobüsüne zarar veriyor bankalarına zarar veriyor. Vuruyor kırıyor, yetmiyor polisle çatışıyor. Yoksa sizin de Nevruz kutlamasından anlayışınız bu mu?

Nevruz için ayrılan yere, ilan edilen tarihte sözde bayram yapmak isteyenler ve bunu bahane edenler neden orada gerçekten bayram havası estirmediler. Her ülkedede 21 Mart olarak kutlanan bahar bayramını neden ısrarla Biz o tarihte kutlamayacağız dediler çünkü Nevruz bahaneydi. Nevruzu kanlı 1 Mayıs”a çevrilmesi için Kandilden gelen talimat çok güzel işledi. Van”da kutlama alanındaki patlayıclar güvenlik güçleri tarafından ele geçirilmeseydi, bugün bir çok sivil vatandaşın acısı yaşanacaktı.Polis neden tedbir almadı diye de yine polisi hedef haline getirilecekti.

PKK ve KCK kadın ve çocuk katilidir. Dağdaki infazlar da bunun apaçık göstergesidir. Siz bir haberle polisi, askeri karalamaya kalkışacağınıza, savunduğunuz liderler çocuklarınızın kanını hiç gözünün yaşına bakmadan akıtıyor bunu görmeniz için ne lazım Ki? Bu ülkede neyin ihtiyacını çekiyorsunuz?

Türkiye de yaşayan her ırktan çocuk bir arada eğitim görüyorlar. Aynı hastanede aynı hizmetler alınıyor. İşyerleri, işhanlarıyla rahat ticaret yapılabiliniyor. Her şekilde rahatça gayrimenkul alınıpp satabiliniyor. Kürtçe yayın yapılıyor. Üniversitelerde kürtçe bölümler var. Siyaset yapabiliniyor.Peki daha fazla neyin özgürlüğü isteniyor. Yasalar her vatandaş için aynı. Bugün heryerde çok rahat kürtçe konuşulabiliyor.Ozaman daha neyin mücadelesi ve özgürlük anlayışı isteniyor. Sadece anadilde eğitimle bütün kavga gürültü bitecek mi?

Hiç sanmıyorum, çünkü amaç başka, istenilen başka bu ülkeyi ikiye ayırarak ayrı bir devlet olmak istiyorlar.Kendi

yasaları kendi kanunları olsun istiyorlar. Bu topraklar bizim hakkımız diyerek bile faşist düşüncelerini açığa vuruyorlar.

Bu topraklar bir bütündür. Siz isteseniz de istemeseniz de bu böyle kalacaktır. Bu ülkede sadece Kürt Kökenli vatandaşlar yok. Ermenisi, Rumu, Çerkezi, Arap’ı var. Kardeşçe yaşayabilen insanların ülkesidir Türkiye. Neden Türkiye Cumhuriyet’ine bağlı kalmaktan utanıyorsunuz.

Yeni Anayasa’nın gelmesi bu olayları azaltacak diye düşünenler gerçekten yanılıyor.Çünkü her adım atıldığında büyük olaylar ve karakol baskınları oluyor.Onlarca askerimiz polisimiz şehit düşüyor.

Uzun lafın kısası PKK ve KCK asla barıştan yana olmazlar. Çözümün gelmesini istemezler. Sürekli kaoslarla halkı bölmeye devam edeceklerdir. Ne zamana kadar derseniz inanın onu ben de bilmiyorum.

Sözüm ona haklarını savundukları parti ve örgütün gerçek yüzünü gördüklerinde, aslında Kürt halkını kullandıklarını anladıklarında son bulacaktır diye de ümit ediyorum.

Ben bir Türk Vatandaşıyım bununla da gurur duyuyorum ancak atalarımızın bize bıraktığı çok önemli bir miras var ki o da sevgi ve hoşgörü. Bunun içindir ki Yaratılanı Yaradan’dan ötürü seviyorum.

Yalnız şu bir gerçek ki, Polisime, askerime dil uzatan, ona zarar vereni de sevgi ve hoşgörü ile bakamam.

Vatandaşlar olarak da huzuru ve güveni sağlayan Güvenlik kuvvetlerimize sahip çıkmalıyız. Bana son günlerde

Polis ile ilgili karakoldaki şiddet olayını örnek gösterenlere de diyeceğim tek şey, ben bütüne bakarım, o kameraları da oraya yerleştirten bir polistir. Çürük elmalar olacaktır. Bana bir iki örnekle ne polisi ne de askeri kötületebilirsiniz.

Her gün sözsel ve fiziksel saldırıya, kışkırtmalara maruz bırakılan polisleri görmezsiniz. Bugün milletvekilinden tokat yiyen Komiseri unutanlar var. Kışkırtmak için lafla,taşla taciz edenleri de unutmuyoruz.

Yazımı Mehmet Akif Ersoy’un İstiklâl Marşımızdaki dizeleriyle bitirmek istiyorum.

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va”dettiği günler Hakk”ın,

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

 

Bastığın yerleri ”toprak” diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.

Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

 

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*