Menü

SANAL ORTAM BİLMECESİ

28 Mart 2012 - MAKALELERİM
SANAL ORTAM BİLMECESİ

Millet olarak biraz hayatı abartı üzerine yaşıyoruz. Düğünlerdeki sevincimizi silahla kutlar, bir canın yitirtilmesine sebep oluruz. Tuttuğumuz takım şampiyon olur, sevince kan düşer. Televizyondaki dizi kahramanları dizide ölürler arkasından mevlit okuturuz. Milletvekillerimiz bile gündeme aldıkları konuyu kavga gürültü çıkartmadan halledemezler. Tıp tarihinde ilklere imza atarız akabinde hırslara kapılıp yanlış sonuçlar meydana gelmesine sebep oluruz. İşte bunlar gibi hayatımıza giren teknolojik gelişmelerin kullanılmasında da abartır, kurulan arkadaşlıklar ile yuvalar dağıtır hale geliriz.

Sanal âlemin son yıllarda boşanmalar üzerindeki etkisi araştırıldığında; boşanmayı düşünen her dört kişiden bir tanesinin kararını vermesine internette yapılan sanal sohbetler ve paylaşım sitelerinin sebep olduğu gösterilmiş. Aldatıldığını düşünen her 2 kişiden 1 kişi eşinin kendisini internette tanıştığı birisiyle aldattığına inanıyor. Eşini aldatan her 2 kişiden 1’i sosyal paylaşım sitelerinde veya sanal sohbet ortamında tanıştığı birisiyle aldattığını kabul ediyor.

Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan sorusunun cevabını veremediğimiz gibi internet mi evliliğe zarar veriyor yoksa zaten monotonlaşan bir evliliğin sıkıntısı internette mi atılmaya çalışılıyor sorusunun cevabını vermekte gerçekten zor.

Evliliklerini aşk evliliği üzerine kuranlar, evlilik olayı gerçekleştikten sonra aralarındaki büyünün bozulduğuna, aşkın bittiğini öne sürer. Hatta kimileri de evlilik aşkı öldürüyor diyerek evlilik dışı berberlikleri savunurlar. Günah keçisi evliliğe çıkarılır.

Hâlbuki evlilik aşkı öldürmez aşkı öldüren saygı ve sevginin yitirilmesidir. Sahiplenme duygusunun beraberinde getirdiği, artık nasıl olsa evlendik bundan sonrasında güzel sözler söylemesem, küçük sürprizler yapmasam, ona güzel görünmesem de olur düşünceleridir aradaki tılsımı yok eden.

Evlilikleri monotonlaştıran, ortak paylaşımların azalmasıdır. Sohbetlerin teknolojiye kurban gitmesidir. Eşlerin kendilerini sanal âleme kaptırmaların başında da sıkıcı evliliklerin verdiği buhranı orada gidermek içgüdüsüdür.

Evin hanımı her akşam başka bir dizinin serüvenine kendini kaptırırken, evin beyinin diziye izleme mecburiyeti olduğu için kendini farklı meşgale arayışına girmesi bu boşluğu sanal ortamla doldurması başta her iki taraf için oh ne rahat ben ona karışmıyorum o bana karışmıyor noktasına getirse de bu rahatlık uzun sürmez maalesef.

Kendini sanal ortamın pençesine kaptıran bireylerde bu durum müptelalık haline dönüşüyor ve başında geçirilen zamanın farkına bile varmıyor.

Geç saate kadar oyunlar oynayan, sohbet ortamına katılmasından dolayı başında sabahlayan kişilere rastlamak mümkün. Bu durumun başka vahim boyutu ise, bu ortamlarda arkadaşlıkla başlayıp, flört evresine dönüşen gayrimeşru ilişkilerin olması durumudur.

Bu durumu yaşayan bireyler, evin ortamından uzaklaşırlar ve evi otel gibi kullanan kişiler haline dönüşürler.

Bireylerin birbirlerinden kopararak öfke duygusunu tetikleyen sanal ortam bir yuvanın çöküşünü zemin hazırlamakta hatta itina ile o yuvanın temeli olan sadakati yok etmek için birer bomba haline dönüşmektedir.

Çözüm nedir;

Çözümü işleri bu haddeyi getirmemekle başlayabiliriz. Evliliklerimizi canlı tutarak, aramızdaki sevgi ve muhabbeti artırarak en başta da dizilerin esaretinden kurtularak başlayabiliriz.

Güzel bir sofra ile beraberinde gelen hoş bir muhabbet ortamı oluşturduğumuzda, aslında ne kadar da çok konuşacak konumuzun olduğu ortaya çıkacaktır. Beraber bir yürüyüşe çıkmak, eş dost ve akrabalarla bir araya gelmek, güzel saatlerin paylaşılmasına vesile olur.

Teknoloji ve beraberinde getirdiği sanal âlem elbette ki doğru ve dozunda kullanıldığında hayallerimizin sınırını zorlar, üretkenliğimiz için araştırmalarımızın kaynağıdır. Farklı çevrelerden dostluklar kurar, farklı bilgi paylaşımlarında bulunabiliriz. Fakat bu asla eşimizi ve çocuklarımızı ihmal edecek dozda olmamalıdır.

Teknoloji, faydaları ve zararları ile birlikte dipsiz bir kuyudur. Önemli olan bu kuyunun içinde kaybolmadan gerçek yaşama dönebilmektir dostlar.

(1)

Etiketler:, ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*