Menü

AZİM İLE HIRS ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ

2 Mayıs 2012 - MAKALELERİM

Dünya denen misafirhanede kendimizi kaybederek yaşadığımız için, misafir olduğumuzu unutup oranın hâkimi olmaya çalışıyoruz.

Azim ile hırsın kavram karmaşasına kurban ettiğimiz hayatımızı, kendimize zehir ediyoruz.

Azim, sürekli ve istikrarlı bir çalışmanın sonucunda elde edilen başarıdır. Sonucunda da tevekkül vardır. Teslimiyet vardır. Bunun içinde, azimli insanda kıskançlık yoktur. Azimli insan çalışırken de hayattan zevk alır. Hem bu dünyasına hem de ahir hayatına katkı sağlar.

Yüreğinin penceresinden, sevgiyle bakar tüm evrene.

Yaptığı her işin mayasında, yüreğinden akıttığı sevgi damlalarını görürsünüz.

Yükselirken, diğer insanları basamak olarak kullanmaz. Çünkü bilir ki, insan bu dünyaya amaç olarak gelmiştir. Araç olarak kullanılmaz. Onun çabası sadece Kul olabilmektir.

Kul olmanın bilincine varan her insanın gözlerindeki ışıltı ile yüreğiniz aydınlanır.

Kendi ilerlerken, ellerinden tuttuğu insanların da ilerlemesini sağlar. Paylaşmayı sever. Paylaşmanın hazzını yaşarsınız bu insanların yanında.

Hırs ise, Yürek penceresini kibirle kaplar. Etrafa yaydığı öfke, onun ayak sesleridir. Çünkü hırslı insan, başarısızlığını öfke ile kapatmaya çalışır. En fazla kendine zarar verir. Etrafındaki başarılı insanları, Ektiği nifak tohumları ile kendi başarısızlıklarına kurban eder. Bir uçuruma sürüklenirken, yanında götürdüğü insanlar da az değildir.

İnsanları araç olarak kullanmayı sevdiği için, işleri görülünceye kadar dost edinir. Dostlukları tamamen menfaat üzerinedir. Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez düşüncesiyle hareket ettiğinden, günün birinde elindeki o tavuktan da olacağının hesabını yapamaz.

Hırslı insanın uğraştığı her işin mayasında, kıskançlık suyu vardır. Kendi olmaktan vazgeçer. Taklit ettiği hayatları yaşarken, kendi olmayı unutur. İlkelerini, inançlarını menfaati uğruna harcar. Geriye dönüp baktığında, sevgiye açılan kapıların hepsini teker teker kapattığını görür.

İstediği noktaya ulaştığında yalnızdır. Çünkü onun ulaştığı noktada yine kendi gibi hırslı insanlar vardır ve ayağını kaydırma çabasındadırlar.

Çok manidar bir söz vardır: “ Yükselirken yanından geçtiğin insanlara iyi davran çünkü inerken tekrar o kişilerle karşılaşacaksın” Artık bu tip insanların geri inme gibi bir şansı yoktur. Direk düşüşe geçerler.

Sonuç olarak hırslı insan ne bu dünya hayatından zevk alır ne de ahir hayatına bir bina inşa eder.

Karambola yaşadığı bir hayatın sızısı içinde kıvranırken, geleceğe dair hiçbir planı kalmamıştır.

Yavuz Bahadıroğlu Hocamın güzel bir sözü vardır:

“Ruhlarınızı duş aldıramazsınız, onun için de kirletmeyiniz.”

Birçoğumuz ruh temizliğimize önem vermediğimiz için başarısız oluyoruz. Ruhlarımızı, hırs ile haset ile kirletiyoruz.

Azim, başarının anahtarı, hırs ise başarının kilitidir.

Başarı anahtarlarınızı yerinde kullanmanız dileğimle dostlar, sevgiyle kalın.

(6)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*