Menü

HAVANDA DÖVÜLECEK SU KALMADI

20 Mayıs 2012 - MAKALELERİM
HAVANDA DÖVÜLECEK SU KALMADI

Geçen akşam bir TV kanalında saatler öncesinden polisin sorunları konuşulacak diye reklamlar verildi, duyurular yapıldı. Saat geldi programın birinci bölümü siyasi partilerin biriyle ilgiliydi. Polisin özlük hakları ile ilgili konuları ikinci bölümde konuşacaklarını söylediler. 2. Bölümde konuklarla sohbet başladı. Fenerbahçe ve Galatasaray derbisinden bir başladılar, onunla bitirdiler desek yeri var. Programın son on dakikalık kısmında polis sorunlarına şöyle bir ucundan dokunup geçtiler.

Polisin sorunları bu kadar çok iken, hâlâ Fenerbahçe Galatasaray maçındaki polisin müdahalesi konuşuluyorsa, hâlâ polis bilinçsizce hareket etti mi diye soruluyorsa ben bunun altında art niyet ararım.

Polis cop kullanır polisin coplarından şikâyet edilir, biber gazı kullanır, biber gazından şikâyet edilir?

Bunu yazarken, polis şiddet uygulamalı demiyorum, ama orada çıkan olaylara nasıl müdahale edilecekti ki?

Ekip arabasını yakan insanlara gül mü atsınlar. Holiganlıkta tarih yazılmış bir gecede polisin tavrı yerinde ve başarılıydı. Her zaman söylemişimdir yazmışımdır da, medya olayın sadece belli bir kısmını gösteriyor. Madalyonun arka yüzünü bilen yok.

Madalyonun arka yüzünde yazanlar:

Olağan üstü bir durumda( önemli maçlar, nevruz vb.) Emniyet 12/12 çalışma sistemine döner. Bu dinlenmeksizin çalışma demektir, saati belli olmayan ek görevler demektir. Ek görevlerde küflü kumanyalarla karın doyurmak demektir. Bu ikinci bir emre kadar bulunduğun bölgeden ayrılamazsın demektir. Sinir katsayılarının tavan yapması demektir. Bütün bunlara rağmen kendini ifade edememesidir madalyonun arka yüzünde yazanlar.

Her kurumun kendine ait özel bir bakanlığı vardır. Sağlıkçıların sağlık bakanı, Eğitimcilerin Milli Eğitim Bakanlığı, Adalet bakanlığı vb.

Emniyetin bakanlığı yok! İçişleri bakanlığına bağlı kaç kurum var bir bakın. Tüzükler farklı, konular çok farklı. Sorunları kökten çözüp anlayabilecek sadece Emniyetin Teşkilatının sorunlarıyla ilgilenecek bir bakanlık yok. Bir birim yok. Bunun için de yeterli denetim yok.

Medyada çok anormal bir durum gündeme gelirse araştırılıp, inceleniyor. Çıkan yasaların, gönderilen tebligatların uygulanıp uygulanmadığı denetlenmiyor bile.

Rengârenk Balonlar Uçtu isimli yazımda, Polise vaadedilen sözlerin hiçbirinin yerine gelmediğini, esprili bir şekilde ifade etmiştim üstelik 9 Nisan da askere verilen zam ile Polis Bayramı kutlanmıştı.

Polisin özlük hakları ile ilgili çalışmalar, yıllardır devam ediyor ve anlaşılan daha çok devam edecek.

Her insanın belli bir vücut direnci vardır. Siz insana kaldırabileceğinden fazla vazife verirseniz bu insanın belli zaman sonra fizyolojik ve psikolojik dengeleri bozulur. Özellikle intihar vakalarının en çok görüldüğü kurumlardan biri de Emniyet Teşkilatıdır. Depresyona girse tedavi olamaz, çünkü bu durum mesleğinin sonu demektir.

Bir baskıdır gidiyor. İyileşme umudunun olabilmesi için, Emniyet teşkilatı şeffaflaştırılmalıdır.

Polisin geleceği artık iki dudak arasına bırakılmamalıdır.

Geçen gün, Suriye de esir tutulan iki gazetecimizle ilgili olumlu gelişmeler yaşandı. Sayın Başbakanımız, gazetecilerin ailesini arayarak evlatlarının sağ salim kurtulduğunun haberini vermişti.

Çok güzel ve sevindirici bir durum. Ben aynı hassasiyeti aylardır, PKK nın elinde olan polisimiz, askerlerimiz ve kaymakamımız için de gösterilmesini istiyorum.

Bu kadar gündeme getirilmesine rağmen hâlâ olumlu bir gelişme alınamamıştır.

Polis bizim polisimizdir demek kolaydır da gerçekten sahiplenebilmek zordur.

Artık Polislerin üvey evlat muamelesi görmesinin sonu gelmiştir. Has evlat olduklarının gösterilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Tabi bu işin latife kısmıdır.

Devletin, bu kadar önemli bir kurumu, hafife alınmayacak derecede ciddi bir kurum olduğunu göstermesi gerekir.

Zira bu kurumun personeli her gün bu ciddiyetin sorumluluğunu bilerek canla başla çalışmaktadırlar.

PKK nın elinde tutsak olan Polisimiz, kaymakamımız ve askerlerimiz için artık ciddi adımlar atılmalı, bu kişilerin ailelerine de müjdeli haberler verilmelidir.

Sözün özü, devam eden çalışmalar artık sonuca ulaştırılmalıdır.

Son bir not; Polis ve eşlerine bütçe dersi uygulaması isimli yazımı hatırlarsınız. Bu uygulama 18 Mayıs ta İzmir de başlamıştır. Sanırım ciddi çalışmalar kendini bu yönde gösterdi. Aldığınız maaşı düzenli harcayın polis dostlarım.

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*