Menü

POLİS EŞLERİNDEN YÜKSELEN FERYAT

15 Haziran 2012 - MAKALELERİM
POLİS EŞLERİNDEN YÜKSELEN FERYAT

Bugüne kadar, çok kez polislerin sıkıntıları ve çözüm beklentilerini yazdım. Gelen maillerle de doğru yolda olduğumu, gerçekten sıkıntıların çok büyük boyutlarda olduğunu görüyorum. Büyüklerimizin neden hâlâ bakıp da göremediklerini de anlamış değilim ancak bugün sizlere polislerin değil polis eşlerinin yetkililere seslendiği bir yazı hazırladım.

Polisin sıkıntısı sadece kendilerini etkilemiyor. Madalyonun arka yüzünde daha derin ıstıraplar var. Evliliği tehlikeye giren polislerin eşlerinin sıkıntılarını dile getireceğim bugün sizlere. Bir okuyun, bakın ne diyorlar :

Bizler evlenirken ne derece meşakkatli bir yolda yürüyeceğimizi az çok bilerek bu evliliğe evet dedik. Eşlerimizi çok seviyoruz. Onların sıkıntısı bizlere de sirayet ediyor. Ama bir eş olarak hep fazlası isteniyor, tıpkı eşlerimizden istenildiği gibi.

Sizlerin evinizde rahat ve huzurlu uyuyabilmesi için, eşlerimizle birlikte aynı uykusuzluğu paylaşıyoruz. Hele bir de şarkta görev yapıyorsak, silahların gölgesinde sağ-salim gündüze kavuşabilmek için dualar dillerimizi aşındırıyor.

Birçok arkadaşımız, gece veya gündüz göreve uğurladığı eşinin şehit haberi ile yıkıldı ve yıkılmaya devam ediyor maalesef. Evinden sağ-salim çıkıp ta geri dönemeyen nice yiğitler, arkalarında sevdiklerini gözü yaşlı bıraktı.

Okadar çok yapılacak işler, yaşanacak güzel günler varken veda sahneleriyle gözler yaşlarla doldu. Anılarda kalan sadece yorgun nöbetlerden sonra edilen birkaç kelam oldu.

Bizlerin normal bir yaşantısı olduğunu zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Yorgun gelen eşinize, hadi çıkıp dolaşalım diyemezsiniz. Çocuklarınız evin içinde normal kardeş kavgalarını bile yaşayamaz. Çünkü babamız yorgundur ve ses kaldıracak durumda değildir.

Sinema, tiyatro, konser gibi aktiviteler bizlere hayal. Konserlerden çok nefret ederler neden mi, çünkü gelecek olan sanatçının korumalığını yapacaklar, oranın asayiş düzenini sağlayacaklardır. Ailesi ile geçirilecek zamanları ek görevlerle çalınır. Ek görevlerin de bize ne maddi ne de manevi bir kazanımı yoktur. Elde sadece yalnız geçirilen zamanlar vardır.

Sosyal hayat, TV karşısında yorgunluktan yığılıp kalan bir bedenden ibarettir. Hafta sonu pikniği yapmak istersen şayet, istirahatli olduğu güne denk gelmelidir ki o da 3 hafta da 1 belki.

Yıllık izne ayrılırken bile sorun yaşarlar, ikinci bir emre kadar bir bakmışsınız ki tüm izinler durdurulmuş. İşte ozaman sıla hasreti çöreklenip oturur yüreğinize. Sessiz ağlarsınız görüp de üzülmesin diye, bir telefonla hasret gidermeye çalışırsınız gurbetteki ailenizle.

Bayramlarımız hep buruktur bizim. Siz büyüklerimiz, torunlarınızla, kızlarınız, oğullarınızla bayram sabahı kahvaltıya otururken, biz onu göreve yollarız sabahın o erken saatlerinde. Bayram namazı çıkışını bekler, memleket bayramlaşması gözyaşları içinde telefonlarla gerçekleşir sadece. Yalnız da çekip gidemezsiniz, çünkü aklınız evde eşinizdedir. Herkes eşi ve çocuklarıyla bayram ziyareti için sokağa dökülürken, siz mahzun izlersiniz onları.

En kötüsü de, “Biz neden evde yalnız bayram yapıyoruz anne” sorusunu soran küçük oğlunuza ya da kızınıza verebilecek bir cevabınız olmamasıdır.” Baban çalışmak zorun yavrum “diyebilirsiniz içinizdeki hüznü belli etmeden.

Kaçımız, anne ve ya babamızın cenazesini yetişemedik biliyor musunuz? Bir ömür içinizden çıkmayacak bir acıdır bunu yaşamak.

Aile toplumun temel taşıdır diyorsunuz, çocuksuz ev olmaz diyorsunuz da o çocuklara tek başına hem anne hem de baba olabilmenin duygusunu biliyor musunuz? Çocuklarınızın veli toplantılarında, karne günlerinde, okuma bayramlarında tek tabanca gibi olmanın ne demek olduğunu anlayabilir misiniz?

Özel programlarda, çocuklarınızın gözleriyle babalarının gelip gelmediğini kontrol ederken dolan gözlere bakamayıp, yüreğinize saplanan haçerin acısını hissedebilir misiniz?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Şahin hanımefendi den de ricamız, polis ailelerinin sıkıntısını bir dinlemeleri, bizler de en az eşlerimiz kadar polislerin özlük haklarının düzenlenmesini istiyoruz. Çalışma saatlerinin düzenlenerek bizlere daha fazla zaman ayırmalarınız istiyoruz.

Sevgili büyüklerimiz çok şey mi istiyoruz sizce?

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*