Menü

POLİS SORUNLARINA NEŞTER GEREK İLAÇ DEĞİL

16 Haziran 2012 - MAKALELERİM
POLİS SORUNLARINA NEŞTER GEREK İLAÇ DEĞİL

Polislerin sorunları üzerine yazdığım yazılardan sonra gerek sosyal medyadan gerekse mail yoluyla ulaşan polis dostlarımdan benim için güzel ama sorunları düşündüğümde acı iletiler alıyorum.

Dün akşam saatlerinde Avcılar da polisimize düzenlenen saldırıda polisimiz ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmıştı ve bugün ise Gaziosmanpaşadan gelen şehit haberi ile bir kez daha yüreğimiz yandı. İlk haberi yayınladığım zaman bir dostum;

“polisin hakkında haber yapılması için ille de ölmesi mi gerekiyor “ hocam diye ileti attı.

Şimdi sevgili büyüklerim polis neden sadece saldırıya uğradığında ya da eyleme müdahale ettiğinde haber oluyor. Bu polisin sıkıntıları, sorunları neden artık masaya yatırılıp da ameliyat edilerek iyileştirilmiyor. Yara öyle ağır ki, geçici ilaç tedavisi ile artık iyileşmiyor. Ameliyat şart. Kalıcı bir iyileşme için bir neşter atın artık.

Polis Eşlerinden Yükselen Feryatlar isimli yazımdan sonra, polis eşlerinden okadar çok yorum aldım ki, hepsinin ortak söylemleri “Fazlası var eksiği yok” şeklinde. Evet, maalesef fazlası var eksiği yok hepsini anlatmaya kalksak roman olur.

Bir hanım kardeşim yazımı okuduktan sonraki görüşlerini, gözyaşları ile anlatıyor;

“Yazınızı okurken okadar duygulandım ki, Güneydoğu da görev yaparken yaşadıklarım geldi aklıma. Öyle zor günler geçirdik ki orada, sıkıntılar yine aynı sıkıntılardı ama üstün bir de can korkusu bindi mi daha beter oluyor. Hislerimizin Tercümanı olmuşsunuz.2.şark ile aynı korkular yeniden yaşanacak “ diyerek duygularını dile getirdi.

Evet, şark görevi zordur. Sıkıntıları çoktur, çoluk çocuk hepiniz tehlike altındasınızdır. Çünkü gözü dönmüş katillerin, çocuk, kadın ayrımı olmadığını, özellikle polisin canının yanması için ailesini de hiçe sayarak saldırdıkları lojman binalarından biliyoruz.

Askerlik düzenlenmesi ile bir parmak bal çalınırken, balın üstüne konan sinekler yüzünden, balın tadına bile varamadılar. 2. şark görevi, 8-24 çalışma saatinin kaldırılması, ek gösterge talebinin reddi , bu tadı kaçırdı. Bunun yanında mahalle baskısıyla polise her olayda yüklenilmesi, görevini yapmasının engellenmesi, atılan çamurlarla polisin haysiyetinin düşürülmesi, polisleri ve onların yakınlarını derinden yaraladı.

Artan intihar vakalarının bile haber yapılmaması, yapılsa bile geçiştirilerek, başka yerlerden vurarak unutturulması, kaçırılan polisimiz ile ilgili hiçbir çalışmanın yapılmaması ve gündeme gelmemesinin altında kasıt mı var acaba dedirtiyor insana.

Kelle koltukta görev yapan, her an canlı hedef olan bu insanların hayat şartlarının düzenlenmesini istemeleri kadar normal bir durum yokken, üç maymunu oynamak neden?

Görmüyorum, duymuyorum, bilmiyorum ile bu sorun çözüleceğini sanıyorsanız inanın çok yanılıyorsunuz.

Gören, duyan, bilen birilerine ihtiyacımız var ki o da siz büyüklerimizsiniz.

Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır.

Bu vatan için canlarını ortaya koyanların bu istekleri çok mu fazla?

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*