Menü

SON DURAK

5 Temmuz 2012 - MAKALELERİM
SON DURAK

Hayat, sonu yokmuş gibi koşturduğumuz bir parkur. Dur durak bilmeden koşturduğumuz bir dünyada varacağımız son durak, dünyevi suskunluğun başlangıcı olacak.

Kavgalarımız, hırslarımız, paralarımız sevdiklerimiz, hatta sensiz ölürüm diyen eşimiz, sevgilimiz, son durakta bizi bırakıp yollarını devam edecekler. Çünkü onların son durağı henüz gelmedi.

Beyaz bir elbise, modası olmayan, başka rengi olmayan, beğenip beğenilmeme derdi olmayan beyaz bir elbisedir yolculukta giyeceğin.

Son model cipin yerine kasvetli bir arabaya binersin. Öyle ki, yanına oturmayı kimse istemez. Yer de yoktur zaten oturmak için.

200 m2 yere sığmayan bedenine uygun görülen yaklaşık 2 metre bir alana koyuverecekler. Dar kimine göre ise felaket. Deniz manzarası, orman havası yok. Şayet yanındaki erzakın değerli değilse, aydınlatmaları da yok.

Çok mu karamsar oldu?

Korkma bir iyi tarafı var buranın. Artık işler yetişmedi diye stres yaşamayacaksın, eşinin, çocukların (sana göre)dırdırları, gürültüleri olmayacak.

Bir şey isterler korkusuyla ziyaretine gelen dostlarına, sekreterine yok dedirtmeyeceksin ya da telefonunu sürekli meşgule alma durumunda kalmayacaksın.

Yalnızlığı isterdin ya hep kafa dinlemek için, çok kafa dinleyecek vaktin olacak okadar ki, dinlerken ah diyeceksin tekrar geri dönebilsem.

Sonra seninle sürekli vakit geçirmek isteyen ailene, yorgunum diye bahaneler de uydurmak zorunda kalmayacaksın.

Oraya bir şey götüremeyeceğin için, son teknolojiyi de takip etme durumunda kalmayacak, onun var benim niye yok derdine de düşmeyeceksin.

Son duraklar kimine göre cennet bahçesi, kimine göre azap yuvası Senin durumun ise oldukça vahim.

Lakin bir umut var bu sadece bir tefekkür, henüz gelmemişsin son durağa, ozaman yapılması gereken ne ise onu yap. Çünkü bu tefekkürü bir gün yaşayacaksın.

(0)

Etiketler:,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*