Menü

MERHAMET-SEVGİ-MUTLULUK

21 Kasım 2012 - MAKALELERİM
MERHAMET-SEVGİ-MUTLULUK

“Merhamet etmeyene, merhamet edilmez”

Bu sabah otobüs durağında siyah yavru bir kedi ayaklarıma sürtünmeye başladı. Onu sevmem için ısrar ediyordu.Eğildim ve başını okşadım. Bir sokak kedisinin dahi sevgiye ve şefkate ihtiyacı vardı. Sonra derin bir düşünceye daldım. Sevgimizi herkesten, her canlıdan esirger olduk.

Yapacak işlerimiz, ödeyecek faturalarımız, kazanacak paralarımız var iken, hayat elimizden süratle akıp gidiyordu.

Sevgi toplumundan uzaklaşıyorduk. Öyle ki, Selam alıp vermelerimiz, hal hatır sormalarımız bile bir menfaat uğruna olmaya başlamıştı. Bunun adını menfaat demek doğru değil belki ama kaçımız, sırf onu düşündüğümüz için; ihtiyacımız ya da bir sıkıntımız olmadan bir arkadaşımızı, sevdiğimiz bir dostumuzu hatta ailemizi arayıp, İyi ki hayatımda varsınız dedik?

Oysa hepimizin ortak amacı şu hayatta mutluluğu yakalayabilmek değil mi idi? Aslında yanlışımız burada başlıyordu. Biz sadece bu hayatta mutlu olmak istediğimiz için huzur bulamıyorduk.

Bu dünyanın fani olduğunu unuttuğumuzdan olsa gerek “Merhamet etmeyi unuttuk, bu yüzden de merhametten ve sevgiden mahrum bırakıldık.”

Mutluluğu dünyevi değerlerde aramaya başladık. Öyle bir hale geldik ki, parayı cebimizde değil gönüllerde taşımaya başladık. Hz Mevlana’nın şu kıssası ne güzel de anlatıyor durumu;

Sultan Rükneddin, Hz Mevlana’ya bir kese altın hediye gönderir. Ama büyük veli bunu kabul etmeyip;

“Onları şu çamurun içine atın” buyurur. Talebeleri altınları çamura saçar.

Bunu duyan ahali koşar, bir altın bulmak için çamura batıp bulanırlar. Hz Mevlana talebelerine dönerek;

“Gördünüz mü çocuklar, işte dünya sevgisi de böyledir girdiği kalbi berbat eder” der.

Talebeler;

“Yani dünya için çalışmayalım mı efendim” diye sorarlar.

Hz Mevlana;

“Hayır, öyle değil. Bilakis Müslüman çalışkan olur. Dinimizde tembellik yoktur” buyurur.

Talebeler şaşkın;

“Öyleyse hocam?”

Hz Mevlana:

“Dünyaya çalışın ama sevgisi kalbinizde olmasın. Çünkü paranın yeri ceptir. Kalp değil” buyurur.

Günümüze baktığımızda parayı cebinde değil de kalbinde taşıyanları sık rastlar olduk. Paranın kölesi olan bu kişilerin mutsuz ve huzursuz olmaları, şükürden uzaklaşıp, şikâyet makamına yerleşmelerindendir.

Gönül fakirliği içinde malikâneler sahibi olmak beyhude bir çabadan başka nedir ki?

Mekânların büyüklüğü ve zenginliği ile iç huzuru arayanlar, fakirin bir tas sıcak çorbasının paylaşıldığı gönül sofralarını arar olurlar.

Kalbinde sevgi ve merhamet barındırmayan kişiler her daim mutluluğu ararlar.

Mutluluğun sana gelmesini bekler isen ömür boyu mutsuz olursun.

Mutluluk bir çocuğun sıcacık gülüşünde,

Mutluluk küçük bir kedi yavrusunu okşayan elde,

Mutluluk sevgiyi taşıyan her yürekte iken mutluluğu aramak neden?

Mutluluğunuz ve huzurunuz hep daim olsun dostlar.

 

E-MAİL: nurancal@1dunyahaber.com

 

TWİTER: @SARENDE

 

WEB: www.nurancal.com

(5)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*