Menü

MUHTEŞEM YÜZYIL HENGÂMESİ

29 Kasım 2012 - MAKALELERİM
MUHTEŞEM YÜZYIL HENGÂMESİ

Bir Muhteşem Yüzyıl hengâmesi almış başına gidiyor. Sayın Başbakanımızın diziye olan eleştirisinden dolayı herkesimden yazar ve çizer grubu birkaç kelam etti. Dizi bu yüzden belki de reytinglerine reyting kattı.

Sayın Başbakanımızın eleştirisine gelince bence yerinde bir eleştiri idi. Hatta geç kalınmış bir eleştiri olduğunu bile söyleyebilirim. Çünkü dizi başladığında bu eleştirileri, değerli tarihçilerimiz böyle bir dizinin ecdada yapılan bir hakaret olduğunu yazmış ve katıldıkları programlarda da dile getirmişti. Ancak Ülkenin Başbakanı olmadıkları için söylemleri havada kalmış, dikkate değer görülmemişti.

Gelinen noktaya bakıldığında ise bazı yazarların diziyi savunma noktasına gidildiği görülmektedir. Hatta Türkiye’nin isim yapmış bir yazarının ” Bu diziyi eleştirenler Başbakan da dâhil, Kanuni’nin dedesinin ismini sorsanız bilmezler” ifadesi yer almaktadır.

Evet, maalesef bilmezler çünkü okullarda okutulan tarih ile gerçek tarih arasında çelişkiler olmuş sonra bu çelişkiler belgelerle düzeltilmişti.En acısı da zamanında tarihi belgeler hurda kâğıt diye satılmış, birçok belge imha edilmiş,bir devrin tarihi olayları karanlıklar altında kalmıştı.Bu kadar karmaşa içinde tarihi merak etmek suç haline geldiği için bir nesil tarihini yalan yanlış öğrendi.

Tarihi tek bir tarih olarak tekelde bulundurmak tarihe yapılan bir haksızlık değilse nedir? Bugün Osmanlı Tarihini dizilerden öğrenmeye kalkışan bir nesil var maalesef. Okumayan bir millet olduğumuz için de yazılan eserleri alıp okumuyoruz. Çünkü maalesef okuyan bir toplum değil, seyirci olmaktan hoşlanan bir toplumuz. Ancak seyirci olduğumuz noktalar da ilginç, entrika, aşk olmadan seyirden zevk almıyoruz. Halk talep ediyor, kanallar talep doğrultusunda arz ediyorlar.

İş böyle olunca Muhteşem Yüzyıllar doğuyor. Dizinin başında “bu dizideki olayların gerçekle bir bağlantısı yoktur” gibi ifadelere yer veriliyormuş. Bu daha dehşet verici ozaman gerçekle bağlantısı olmayan hayal ürünü diye sunduğunuz dizide ecdadın isimlerini ve o dönemdeki yaşayan kişilere nasıl olurda yer verirsiniz?

Can Dündar ‘ın 29 Ekim 2008 de vizyona giren Mustafa isimli Belgesel i hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu. Mustafa Kemal Atatürk ün hayatını ele aldığı belgeseli de birçok eleştirilere maruz kalmış, Mustafa Kemal e hakaret ettiği gerekçesi ile yine birçok yazar tarafından şiddetle eleştirilmişti.

Tarihe adını yazdıran şahsiyetler hakkında yapılan film ve belgeseller hakaret içerme noktası bütün isimleri kapsaması gerekmez mi?

Osmanlı İmparatorluğundan, Türkiye cumhuriyeti ne kadar tarihimiz bir bütündür. Kaldı ki bu diziler yurt dışında yayınlanmakta ve onlar diziyi değil Osmanlı İmparatorluğunu izlemekte. Kimse olaya şöyle bakmaz. Bu kurgu bir film demez. Hayal ürünüymüş demez.

Sanat, bir ülkenin tanıtımında önemli yer tutar. Bunun içindir ki, sanata ayrılacak bütçe çok önemlidir. Kültür Bakanlığı bu konu üzerinde hassasiyetle davranmalı Ülkemizin bu güne kadar gelen aşamasını her yönü ile ele alınan eserler ile yurt dışında tanıtmalıdır.

Burada sadece Sayın Başbakanın, ülkenin ileri gelen kişilerin sadece kınamasını yeterli görmüyorum. Tarihimiz hakkında birçok kaliteli eserler var. Camilere, okullara isim vermekle hizmet etmek yeterli değildir. Kınamaktan öteye gidin ve pamuk ellerinizi ceplerinize sokarak bu eserlerin hayata geçirmek için destekleyici olun. Madem okumayan ama izleyici olan bir toplumuz ozaman siz de gerçeklerin vizyona taşınmasına vesile olun. İnsanlar gerçek tarihi öğrensinler.

Konuşanın çok olduğu, iş yapanın olmadığı bir memlekette farklı eserlerle, ideolojik fikirlerini lanse eden kişiler olacaktır.

Osmanlı İmparatorluğundan Milli mücadeleye kadar tarihimiz bizim tarihimizdir. Bu tarihi inkâr etmek ise sadece bağnazlık örneğidir. Demokrasinin olduğu bir toplumda, demokrasi tekelden yürütülmez.

Tarihini bilmeyen bir nesil ilerleyemez. İleri demokrasinin tek şartı geçmişten ders alarak ileriye emin adımlar atmakla olur.

Bir nesli yok saymak, kötülemek bizi sadece kör bir zihniyetin zincirleri ile bağlanmamıza sebep olur. Sorgu yeteneğimizi öldürür. Neden diye soramaz isek verilen her emri itaat ile zorlanan robotlardan farkımız kalır mı?

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*