Menü

KIRGINLIKLARIMIZ

11 Aralık 2012 - MAKALELERİM
KIRGINLIKLARIMIZ

Kırgınlıklarımız vardır çoğu zaman, yüreğimizi acıtan acıdıkça gözlerimizi yaşartan kırgınlıklarımız.

En çok da dost bildiğimiz kişilerden kaynaklanan kırgınlıklardır bizi yıkan. Yıkarken bile ben nerede hata yaptım dedirten. Ön yargılarla beslediğimiz düşüncelerin peşi sıra taktığımız gıybetlerin kokusu sarar etrafı. Kafada büyütülen düşüncelerden bihaber olan muhatabın, günahları alınır birer birer. Alınan her günahtan doğan kul hakkının vebali yüklenir boyunlara. Oysa ne o senin kırgınlığından haberdardır ne de sana yaptıklarından.

Bazen de değer verildiğini zannederken, menfaat için kullanıldığını anladığımız kırgınlıklar vardır. Belki de en çok bu üzer sizi yaralar ancak suskunluğunuz erdeminizin göstergesi olur çoğu zaman. Çekilirsiniz bir köşeye seyreder, ibret alırsınız yaşadığınız tecrübeye. Çünkü tecrübe dediğimiz şey, yapılan hatalardan sonra çıkarılan derstir. Sonra bu tecrübelerle yavaş yavaş insanları tanımaya başlarsınız.

Yine de güven duygusunu hissetmek istersiniz. Karşılıksız, Allah için sevmek ve saymak istersiniz. Ne üzmek ne de üzülmek istersiniz. Sonra en önemli bir konuyu hafızalarınıza kazırsınız.”Her insanı memnun edemezsiniz” Gerçekten de bu böyledir. Eğer çabalarımız insanları memnun etmek için ise, çok yorulursunuz. Çünkü her insana aynı derecede memnun edemezsiniz. Bu imkânsızın ötesinde bir şeydir ki bazen kişilik kayıplarına sebep olabilir. Bir müddet sonra memnun etmek istediğiniz kişi ya da kişilerin kuklası haline gelme durumundan kendinizi kurtaramazsınız. Sonunda ise, senin içine sinmeyen ama sırf insanları mutlu etmek için yaptığın işler ortaya çıkmaya başlar. Sonunda ise kendinize kırılırsınız. Kendinizden nefret etmeye başlarsınız. Sonuç şiddetli bir depresyon ve bunun getirisi mutsuzluktur.

Kimseye kendinizi ispat etmekle yükümlü değilsiniz. Herkesi mutlu etmek zorunda da değilsiniz. Siz mutlu olamadıktan sonra çevreye verebileceğiniz bir mutluluk da olamaz. Siz kırılırsanız, çevrenizi hatta en çok sevdiklerinizi de kırmaya başlarsınız. Bunun köküne indiğinizde ise bir hiç için kırdığınız gönüllerin vicdan azabı ile yaşamaya başlarsınız.

Hz Mevlana ne güzel söylemiş “ Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” işte bu söz, sözün özüdür. Bir rüzgâra kapılıp nereye sürüklendiğinden bihaber olmak, suni zirvelerin ani çöküşlerini yaşatır insana. Yürek çöküntülerinin enkazı altında da, en sevdikleriniz kalır çoğu zaman.

Kırgınlıklar olur ancak neye niçin kırıldığın önemlidir.”Tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış” misali ruhunuzda yaşadığınız kırgınlıklarınızın muhatabı bundan habersiz ise siz kendi elinizle kendinizi mutsuz etme yolunda ilerliyorsunuz demektir.

İletişim, kırgınlıkları yok eden en etkili silahtır. İletişim yoluyla sevdiklerinizin gönüllerine hitap ederseniz sorun gibi görülen her şeyin ufak bir teferruattan ibaret olduğunu göreceksiniz.

Gönül kırgınlıklarınızın olmadığı günler geçirmeniz dileğimle sevgiyle kalın dostlar.

EMAİL: nurancal@1dunyahaber.com

WEB: www.nurancal.com

TWİTTER: @SARENDE

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*