Menü

HATALARIMIZ VE KEŞKELERİMİZ

13 Aralık 2012 - MAKALELERİM
HATALARIMIZ VE KEŞKELERİMİZ

Geçmişin pişmanlıkları, keşkelere dönüştüğünde yüreklere hüzün kaplar. Şimdiki aklım olsaydı sözleri ile başlayan cümlelerin ardı arkası kesilmez. Oysa Geçmişin toyluğu ile yaşanmış yanlış tecrübeler, bugün bizim daha doğru düşünmemizi sağladığı için bugünkü aklım olsaydı sözünü söyleriz çoğu zaman. O tecrübeler bizim olgunlaşmamızı, düşünce yapımızı geliştirmemize yardımcı olmuştur. Hayat, müspet ya da menfi tecrübelerin bir bütünü olduğuna göre her zaman hata ya da her zaman doğru davranışlar sergilememiz imkânsızdır. Çünkü insan, fıtratı gereği hata yapmaya müsaittir. Hatadan dönme noktasında ise tövbe ya da özür kapısı bizlere sunulmuştur. Buradaki hassas nokta ise bu kapının suiistimal edilme noktasıdır.

Hz Mevlana:

”Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
ister kâfir, ister Mecusi,
ister puta tapan ol yine gel,
bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir,
yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel…”

Sözünün; “Ben bir hata yaptım tövbe ettim. Kapı açık yine yapayım tekrar tövbe ederim nasıl olsa” gibi samimiyetsiz diz çöküşlerin kapıları aşındırması ne kadar gerçekçi olur.

Pişmanlıklar, yürek yağmurları ile ıslanmalı, öyle ki testinin içindeki su aşk ateşi ile ısınsın. Isınan su, sevgi ikliminde sevgi çiçeklerine, huzur bahçelerine dönüşsün.

Aslında bize kötü gibi görünen hatalarımız, karanlık gecede yolumuzu aydınlatacak ışığımız olabilir. Yeter ki hatayı, ışığa dönüştürebilme niyetinde olalım.

Geçmişin karanlığında yaşamak yerine, geleceğin aydınlığında ilerlemek, korkularımızı, endişelerimizi tevekkül ve teslimiyet gemisine bindirerek huzur limanlarına doğru ilerleyebiliriz.

İmtihan ve sabır dünya hayatında elde edilen cennet ya da cehennemin anahtarıdır. Akıl ise, kişinin hangi anahtar ile hangi kapıyı açacağını düşünmesine ve o gayret içinde ilerlemesine teşvik eder. Hatalar ise aklın, nefsine yenik düşmesidir ki bu noktada gelen tövbe, kaybolmuş bir yolda bize sunulan yol haritasıdır.

Ameller niyetlere göre ise niyetlerimizi yeniden gözden geçirmekte fayda vardır. Gönül muhasebesi ise bu niyetlerin gözden geçirilme noktasında en büyük adımdır.

Bu senenin bitmesine sayılı günler kaldığını düşünürsek, aslında yeni bir yıla girmiyor, ömrümüzden bir yılı eksiltiyoruz. Özetleyecek olursak ömür sermayemizden bir yıl daha bitmek üzere. Hâl böyle iken geçmiş ve geleceğin muhasebesini yapmanın tam vaktidir.

Bizler insanız, doğru ve yanlışlarımız ile bir bütünüz. Ancak Bu kapı ümitsizlik kapısı olmadığına göre, ümitlerimiz yeşertecek sevgi yağmurları da çok uzakta değil. Yeter ki biz bakarken görmeyi bilelim.

Sevgi ve huzur ile kalın dostlar.

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*