Menü

TOPLUM AİLE VE ŞİDDET

30 Ocak 2013 - MAKALELERİM
TOPLUM AİLE VE ŞİDDET

Her gün haberlerde boğazı kesilen kadınlar, evladı tarafından dövülen, bıçaklanan annelerin dramını izledikçe dehşete kapılıyorum.Toplum olarak nasıl bu hale geldik?

Şiddetin boyutu gittikçe artıyor.Alınan önlemler şiddetin dozunu azaltmaya yetmiyor nedeni ise, şiddet ruhlara işlemiş.Kalpler katılaşmış.Sevgi,şefkat ve merhamet duyguları,maneviyat müzesinin tozlu raflarında zaman zaman okunup iç çekilen kitaplar haline gelmiş.

En tuhaf olan yanı ise, akıl sınırlarını zorlayan bu durumlara karşı takındığımız duygusuz tavırlarımız.Bana ne, bize dokunmayan yılan bin yaşasın tutumlarımızla görmezden gelmelerimiz.Normal,sıradan olaylarmış gibi karşılamamız.

Sevgisizlik,bulaşıcı bir virüs gibi toplumun her ferdine dağılmakta, günden güne, robotlaşan,duygusuzlaşan insanlara dönüştürüyor insanları.Bir selamı, bir tebessümü esirgiyor,karşımızdakinin en küçük hatasına karşı tahammülüsüzlük gösteriyor,bir kaşık sudan fırtınalar kopartıyoruz.

Sonucu şiddet ve ölümle sonuçlanan evliliklerin köküne inildiğinde içinde çok farklı sebeplerin yattığı ortaya çıkıyor.

Günümüzde bazı evlilikler limited şirketlere dönüşmüş.Daha evlilik akdi gerçekleşmeden sözleşmeler imzalanmaya, bir ömür değil, bir anlık rüzgarda kopmaya endekslenerek buna göre hesaplar yapılır olmuş.

Bazen de, huysuzluktan,hovardalıktan, beladan uzak kalamayan erkek evladını, evlendirelim de hizaya gelsin diye düşünen aileler, gelin olarak aldıkları kızı bir hayvan terbiyecesi muamelesi yapmaktan öteye gidememekteler.

Dağınık, huzursuz aile ortamında yetişen gençlerin, sevgiyi dışarda aramaları sonucu yanlış insanlarla, sonunu düşünmeden kurdukları yuvaların akıbeti ise hüsran ile sonuçlanmaktadır.

Aile, huzurun öteki adıdır.Bir çatı altında sevginin ilmek ilmek örülüşüdür.Dertlerin,sıkıntıların mutluluğa dönüştüğü yerdir.

Aile, eğitimin verildiği ilk okuldur.Bu okulda öğretilen herşey geleceğe atılan ilk temeldir.Temeli sağlam olmayan bir toplum ise yıkılmaya mahkumdur.Bugün sokak çocuklarının, tinerci gençlerin, kapkaççıların, annesini para vermediği için bıçaklayan, döve evlatların sorumlusu kimdir?

Alimler, öğretmenler, yazarlar, siyasetçiler, medya kısacası toplumdaki herkes bu ayıbın bir parçasına ortak değil midir?

Deve kuşu misali başını kuma gömmek ile gerçeklerden kaçmak mümkün değildir.Siz görseniz de görmek istemeseniz de mesuliyetten kaçamazsınız.Bu toplumun bir ferdi isek, ailemizden başlamak üzere maneviyat iklimine doğru bir yolculuğa çıkmak bizim insanlık görevimizdir.Kulluk bilincini, insan olmanın manasını öğrenmek, öğretmek ile de mükellefiz.

Şu asla unutulmamalıdır, çözüm kalplerden başlamaz ise suni çözümler fayda vermeyecektir.Son zamanlarda yaşadıklarımız da bunu kanıtlamıyor mu dostlar ne dersiniz?

E_MAİL: nurancal@1dunyahaber.com

WEB: www.nurancal.com

TWİTTER: @SARENDE

(0)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*