Menü

SEVGİNİN GÜNÜ OLUR MU

13 Şubat 2013 - MAKALELERİM
SEVGİNİN GÜNÜ OLUR MU

Toplum olarak bize sunulan her şeyi alıp kabullenme durumuna gelişimiz içimi acıtıyor. Araştırmadan, sorgulamadan kabul edişlerimiz, rant kavgalarının ortasında bırakıyor bizi.

14 Şubat Sevgililer Günü de, bu araştırmadan, sorgulamadan kutlanılan günlerden biridir. Sevgililer gününün tarihçesi araştırıldığında birkaç olay karşımıza çıkıyor. Ancak en baskın olanı Aziz Valantine’nin, Roma İmparatoru Claudius tarafından öldürülmesidir.

“Aziz Valantine, Claudius’un hükümdarlığı zamanında Roma’da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan aziz Marius ile birlikte Claudius’un yasağını rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti.(Claudius, her erkeğin asker olmasını istiyordu ve bunu gerçekleştirebilmek için imparatorlukta evliliği yasaklamıştı) Ancak imparator bir süre sonra bu durumu öğrendi. Aziz valantine tutuklandı ve sopayla dövülerek öldürüldü. MS 270 yılının 14 Şubat günü Hıristiyan mezarlığına gömüldü. Aradan 226 yıl geçtikten sonra Vatikan, valantin’e “aziz” unvanını verdi. Valantine’nin ölüm günü böylece sevgililer günü olarak kutlanmaya başlandı.” Bazı yerlerde Aziz Valantine günü diye de anılır.

Bu bilgiyi vermemdeki en önemli sebeplerden biri, maalesef bazı bilinçsiz hanımlarımız bu günde eşinin hediye almamasından yakınarak, bu durumu aile faciasına dönüştürebiliyorlar.

Sevginin değerini maddiyatla şekillendirmek kadar vahim bir durum olabilir mi? Sevgi, değeri biçilmez bir hazinedir. Bu hazinenin en büyük karşılığı sadakattir.

Günümüzde beşeri sevginin, hayvansal arzulara dönüşmesi, sevginin manevi boyutunu ortadan kaldırıyor. Bunun için de karşılıklı beklentiler giriyor araya.

Bana harflerden ve kelimelerden arınarak gel.
Kalıplardan kurtul, kâlbinle gel
http://www.islamiforum.info/images/smilies/nokta.gif.
Kâlinden sıyrıl, hâlinle gel”.
İster bu âşk”ın ”Sen” hâli, ister ”Ben” hâli olsun.
Geldiğin zaman; ne ”Sen” ne de ”Ben” olmayacağız burada. O hâlde sadece gel.
İster ”Sen”inle gel. İster ”Sen”siz. Yeter ki gel.!

Hz Mevlana’nın gönül diliyle ifade ettiği mısralarındaki aşka göre sevgi, gönle yapılan yolculuktur. Yolun sonu kalptir. Kalpten severse insan, sevgi merhamete dönüşür. Sevdiği ile yanar kalbi, sevdiğinin nazarı ile hükmeder. İşte bunun içindir ki, gerçek sevgi, sevgiyi kalbine koyanın rızası ile yola çıkmaktır. Senlik ve benliklerden kurtulup bir olabilmektir.

Sevgi, bir güne değil bir ömre sığdırıldığında anlam kazanır. Çakma sevgiler vardır. Pahalı hediyeler ile göz boyanan, sadakatsizlikle karşılık gören bir günde anılıp tüketilen sevgilerdir çakma sevgiler.

Sevdiğinizin gözünün içine baktığınızda, huzuru görüp, hissedebiliyorsanız bu size sunulan en büyük hediyedir.

Biz sevgiyi, papaz Valantine adanmış bir günden değil, Şefkat ve merhamet abidesi Efendimiz (S.A.V) öğreniriz. İlahi aşk ile yana yürekler, her daim sevgiyle nazar edecektir.

Sevgi ve huzurla kalın dostlar…

E_MAİL: nuran_cal@hotmail.com

WEB: www.nurancal.com

TWİTTER: @SARENDE

(7)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*