Menü

YARIŞMA MI DEDİKODU KAZANI MI?

25 Mart 2013 - MAKALELERİM
YARIŞMA MI DEDİKODU KAZANI MI?

Zaman, insanın en kıymetli hazinesidir. Ancak kimimiz bunun bilincinde olmadan onu boş yere israf ederiz. Teknolojinin gelişmesi ile zaman israfı da artış göstermiştir. İnsan yaratılış gayesini, bu dünyadaki görevlerini unutarak kendini geliştirmek yerine içi boş işlerle vaktini katletmektedir.

Geçen hafta küçük bir rahatsızlık geçirmem sebebi ile Birkaç gün evde istirahat etme zorunluluğum oldu. TV kanallarının, hanımlara yönelik gündüz kuşağı programlarındaki yarışmalar tam anlamıyla bir fiyasko olduğunu gördüm ve bir bayan olarak utandım. Özellikle çizgisi ve yayıncılık anlayışı ile farklı olarak gördüğüm kanalların bile reyting uğruna bu tür yarışmaları düzenlemesine hayret ettim.

Kimisi temizlik yaptırıp arkasından konuşturur, kimisi gün adı altında hanımları birbirine düşürür. Kimisi de yapılan yemekleri burun kıvırıp yerden yere vurur.

Yarışmaya katılan hanımefendilerin gözlerini para hırsı bürüdüğünden midir, format gereği hareket etmesinden midir bilinmez karşısındaki kişiyi rencide edici laflar söyleyerek, milyonların önünde hem kendini hem de karşısındaki kişiyi rezil etmektedir.

Yarışma mıdır, dedikodu kazanı mıdır bilinmez. Bildiğim ve maalesef gördüğüm tek şey bu tür yarışmalar ile gıybet denen illete çanak tutulmasıdır.

Yarışmaya katılan hanımlar birbirlerini çekiştirirken, ekranlarda (güya )yarışan annelerinin hallerini izleyen çocukların da ruh hallerini merak ediyorum. Düşünün bir kere, anneniz bir başkasını milyonların önünde rezil ediyor ya da annesi milyonların önünde hiç tanımadığı bir insan tarafından rencide ediliyor. Bu nasıl bir örnektir? Çocuklarımıza ekranlardan açık seçik, arkadaşının arkasından konuş, onu herkesin önünde rezil et, hatalarını yüzüne vur diyoruz.

Her şey para için mi yapılıyor. Para, tüm manevi değerlerin önüne geçmiş durumda mıdır? Bir anne ya da anne adayı bu kadar küçülebilir mi? BBG evi ile başlayan bu tür yarışma furyası maalesef yarışma etiğini de yok ediyor.

Hani nerede kaldı bizim manevi değerlerimiz? Reyting uğruna nelerden taviz vermeye başladık?

Hadisi şerifte “”Her kim bir Müslüman kardeşinin ayıp ve kusurlarını, kimsenin görmediği ve görmesini istemediği şeylerini örterse, Allahu Teâlâ’da kıyamet gününde onun ayıplarını örter. Her kim Müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği bir şeyi ortaya çıkarır ve dile verirse, Allah da onun ayıplarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır. Bu suretle kendi evinin içinde de olsa onu rezil eder. Müslüman kardeşinin ayıplarını örten ölüyü diriltmiş gibidir.” diye buyrulurken hassasiyetlerin kırılma noktası maalesef medya eliyle meydana geliyor. Millet olarak nelere arz ve talep ettiğimizin acı tablosudur bu yaşanılanlar

Arz ve talep diyorum çünkü talep olmasa bu yarışma programları yapılmaz. Hatanın büyüğünü kendimizde aramalıyız. Demek ki, biz hâlâ belli huylarımızdan vazgeçemiyoruz. Kendimizi yetiştirme gayreti gösteremiyoruz.

Bazı semtlerde görüyorum, bir grup hanım, ellerinden gelen işlerle bir kermes düzenliyor, gelirlerini hayır işlerine bağışlıyorlar. Birliğin, kardeşliğin gücünü kullanıyorlar. İnsan olmanın hakkını yerine getiriyorlar. Bazı hanımlarımızda açılan kurslarla çeşitli dallarda kendilerini yetiştirip aile bütçelerine katkı sağlıyor. Hanımlarımız bilgi ve kültürünü diğer hanımlarla paylaşarak gelecek nesillerin şekillenmesine yardımcı oluyorlar.

Madem bir yarışma programı düzenleyeceksiniz, hayırda önde gidenleri yarıştrın. Bilgi ve deneyim kazandıracak programlar yapın. Taklit etmek kolaydır, amaç taklit edilen olabilmektir. Öyle programlar hazırlayın ki, siz taklit edilen olun.

Kaliteli, seviyeli programların artması temennilerimle sevgi ve huzurla kalın dostlar

(6)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*