Menü

BU NEYİN TELAŞI

25 Ocak 2015 - MAKALELERİM
BU NEYİN TELAŞI

Birçok insanın hayali maddi bir zenginliğe ulaşıp, refah bir hayat sürebilmektir. Bu yüzden de insanlar hırslarının esiri olarak yaşamaya başlarlar. Hayatın içinde saklı ince ayrıntıları es geçerler. Oysaki en önemli zenginlik o ince ayrıntılarda gizlidir.

Makam ve mevki sahibi olmak için çalışırken, evlenmeye, bir yuva kurmaya fırsatı olmaz çoğu kişinin. İşten eve döndüğünde kendisini karşılayan soğuk duvarları vardır. Evlidir belki ama yoğun mesai saatlerinin arasında, çocuğunun ilk yürümesine şahit olamamış, ilk kelimesini duyamamıştır.

Akşam yemekleri, sürekli ısınıp soğuyan tencerenin gölgesinde, şuursuzca ifa edilen bir vazife haline gelirken; şen, şakrak muhabbet dolu masalardan eser kalmamıştır.

Hırs dolu bir yaşamın içinde, çıplak ayakla çimenlere basmanın keyfini asla yaşamayacak, yağan yağmurun, karın tadına hiçbir zaman varamayacaktır.

Cepleri parayla dolu evlatları vardır belki ama egoları ve sevgisiz yetişmiş kalpleri yüzünden çoğu zaman etraflarında dost değil, dalkavuk takımı arkadaşları yerleşmiştir. Oysa dostlar asla parayla satın alınamaz. Bunun için de hiçbir zaman gerçek dostları olmamış ve de olmayacaktır.

Para varsa huzur var derken, elden giden sağlığın hiçbir bedel ile satın alınamayacağını öğrendiğinde, sağlık denen zenginliğin sadece para ile sahip olunamayacağını da anladığında iş işten çoktan geçmiş olacaktır.

Zaman akıp giderken, yaşanamamış yılları, en güzel anları geri getiremeyeceğini anladığında, es geçtiği bir hayatın ıstırabını, yaşlanıp bir huzur evine atıldığında anlayacaktır.

Hırs ve para, ikisi bir araya geldiğinde kibir, kıskançlık gibi duygular baş göstermeye başlar. Bu duygular zamanla kalbi esir alır. İhtirası, sadece egosunu ve zalimliğini beslerken, kırdığı kalplerin kırıntıları ulaşır başka âlemlere.

Elinde büyük bir güç olduğunu sanan bu zavallı insanlar, bazen küçük bir kıvılcımla, bazen ise yanlış yapılmış hesapla darmaduman olurlar. İşte o zaman, iyi gün dostları da terk eder onları birer birer. Elinde kalan ise sadece pişmanlık olur.

Çok zengin bir insan olabilirsiniz ancak zenginliğiniz, cüzdanlarınızdan öteye gidememiş ise o zenginliğiniz sadece belli bir noktaya kadar devam edecektir.

Asıl zenginlik, erdemli bir insan olabilmektir. Zenginliği ve başarısı ile gururlanan değil, bu zenginliği ve başarıyı paylaşarak zirveye ulaştıran, ulaştırırken de çevresine faydalı olabilen kişilerden olmaktır.

Bu dünyanın geçici olduğunu hepimiz biliyoruz. Ne kadar varlıklı olursak olalım gideceğimiz yer belli. Bunun yanında sevdiğimiz, değer verdiğimiz insanların da ebediyen bizimle olamayacakları da mutlak bir gerçek.

Hal böyle iken, bu neyin telaşıdır?

Nuran Taydaş ÇAL

(21)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*